|
Bugünkü jean , pantolonların
bildik kumaşı "denim", 17. yüzyılda Fransa'da yapılan çift katlı "serge de
Nimes" adlı bir dokumadan türetilmiş. Aynı kumaş İngiltere'de de biliniyormuş.
Kristof Kolomb'un gemilerinde kullanmak için sağlam bir yelken kumaşı arayışı
sonucu üretilmeye başlandığının söylenmektedir. "Jean" adı ise Cenovalı denizcilerin bu pamuk, keten ve
yün karışımı dayanıklı kumaşı sevip giysi yapmayı akıl etmelerinden geliyor.
18. yüzyılda kölelerin tarlalarda
çalıştırılmaları sonucu bollaşan pamuğu, jean kumaşın hammaddesi yapıp yün ve
keteni kullanmama ve ketenden vazgeçme fikri ise Amerikalılara ait. 1800'lü
yıllarda jean pantolonlar ve tulumlar dayanıklılıklarından ötürü madencilerin,
boyacıların, işçilerin kıyafeti haline geldi. Bu kıyafetlerinin renkleri
alıştığımız jean renginin aksine siyah, kahverengi, yeşil ve beyazdı.
Doğum yeri tüm dünya tarafından
Amerika olarak kabul edilse de tarihçi Prof.Dr.Halil İnalcık'a göre kot
pantolonun anayurdu Türkiye. İnalcık'ın tezine göre kot yani kaba pamuklu kumaş
ilk kez 16. yüzyılda Batı Anadolu'da üretildi.
Dünya tarihini yazan 10 tarihçi arasında yer alan ve "Osmanlı tarihi
babası" olarak tanınan Prof.Dr. Halil İnalcık'ın kot konusundaki tezi
şöyle:
"15-17. yüzyıllar arasında, Denizli ve Akhisar yöresinde çok fazla pamuk
yetiştiriliyordu. Türk pamuğu ince elyaf değildi. Dolayısıyla yapılan kaba
pamuklu elbiseleri, köylü ve fakir insanlar kullanırdı. Daha sonra pamuklular
Hindistan'dan gelen mavi boya(çivit) ile boyanmaya başlandı." İnalcık'ın
tezine göre, günümüzde kabul edilenin tersine bir coğrafi süreç izledi kotun
yolculuğu.
İzmir'e getirilen bu kaba mavi pamukluların ilk ihracatı 16. yüzyılda
Fransa'nın Marsilya kentine oldu. Buradan da İspanyollar tarafından Amerika'daki
kolonilerine götürülüp çiftliklerde çalışan Afrikalı zenci köleler ve
kızılderililere giydirildi. Amerika'nın başarısı ise kot pantolonu bir sanayi
haline dönüştürmekte oldu."
1848'de
James Wilson Marshall adlı New Jerseyli bir marangoz, California'da değirmen
inşa ederken bir miktar altın buldu, böylece altına hücum devri başladı.1853'te Loeb Strauss , altın arayıcılarının bol miktarda çadır bezi, ev ve
at arabası örtüsüne ihtiyacı olduğunu ihtiyaçları olacağını düşündü ve denim
kumaş toptancılığına başladı. Ancak müşterilerinden birinin dayanıklı pantolon
bulamadığını söyleyip "asıl pantolon satmalıydın" demesi aklına yeni bir fikir
getirdi ve kumaşlarını pantolon yapıp satmaya başladı. Kovboylar da bu dayanıklı pantolondan
nasiplerini almıştı, ancak onlar altın arayıcılarının aksine daracık olanlarını
giyiyorlardı, bu belki başka şeyleri biraz zorlaştırıyordu ama at binmelerini
çok kolaylaştırıyordu. Kot pantolonun doğum yeri ise San Francisco
olarak kabul ediliyor. San Francisco'nun içinde yer aldığı, 1850'lerde altın
madenleri ile ünlü Kaliforniya eyaletine akın eden maceraperest altın arayıcılarının
içinde biri vardı ki o altınla değil ticaret yaparak zengin olmayı kafasına
koymuştu.
Bavyeralı 24 yaşındaki Levi Strauss dikiş malzemelerini, beş ay süren
bir gemi yolculuğundan sonra San Francisco'ya ulaştırdı. Genç tüccarın
mallarına inanılmaz bir talep oldu. Fakat bir top çadır bezi(kanvas) elinde
kaldı. Bu kumaş için çareler arayan Levi Strauss'un aklına, altın
arayıcılarının sert dayanıklı pantolonlara ihtiyaç duyduğu geldi. Böylece, genç
tüccarın bir terziye götürerek sağlam dikişli pantolonlar diktirmesi ile 126
yıllık serüven başlamış oldu. Leke göstermediği için Levi Strauss tarafından
lacivert renkte karar kılınan pantolonlar, altın madenlerinin yakınında
pazarlanmaya başlandı ve inanılmaz ilgi gördü
Levi , 1902'de değişen ihtiyaçlar
doğrultusunda pantolonun arkasına iki cep dikmeyi akıl etti. Bu, onun jean
pantolonu günlük bir kıyafet haline getirme çabasının sonucuydu, ayrıca son
çabası oldu, çünkü aynı sene öldü. Ancak bu geçişi, 1947'de vücuda uygun
kesilmiş ilk pantolonla Wrangler markası yaptı.
Böylece jean, bir moda oldu.
1951'de Bing Crosby, jean smokini ile büyük sükse yaptı. Bridget Bardot,
daracık jean pantolon giyerek seksi olunabileceğini kanıtladı. James Dean,
1955'te "Rebel Without A Couse"da -bizdeki adıyla Asi
Gençlik- giyerek jean pantolona inanılmaz bir popülarite kazandırdı. Aynı yıl
jean pantolon okullarda yasaklanmaya çalışıldı, ancak kimse çığ gibi yayılan bu
modanın karşısında duramıyordu, 1958'de Amerikalı gençlerin %90'ı yatak ve
kilise hariç her yerde jean giyiyordu. Artık jean pantolonlar sadece "asi
gençler"in giysisi değildi. 1960'lardan sonra çiçek çocuklar da "bir şeyler
giydiklerinde(!)" jean pantolondan şaşmıyorlardı.
Jean, 1971'de Rolling Stones'un
"Sticky Fingers" albümünün kapağında kullanılan Andy Warhol tasarımı ile pop
kültüründeki, 1980'lerde ünlü tasarımcıların koleksiyonlarına katmasıyla da
modadaki yerini kesinleştirdi. 1980'lerin sonlarında biz de yabancı jean
markaları ile tanışmaya başladık. Böylece bütün dünyayı avucuna alan moda bizim
de vazgeçilmezimiz oldu.
|